Müslüm Gürses
Müslüm Gürses Albümleri
Bir Fırtına Kopacak |
Bir Fırtına Kopacak |
Aldatılanlar |
Fark Etmez |
Öldürdüğün Yetmedi Mi |
Mutlu Ol Yeter |
Tanrı İstemezse |
Anlatamadım |
Müzik Ziyafeti |
Tanrı İstemezse |
Son Sevgilim |

Müslüm Gürses Müzik Tarzı
Müslüm Gürses Biyografi
Gerçek adı Müslüm Akbaş olan Müslüm Gürses, hayranları tarafından Müslüm Baba olarak anılmaktadır. Arabesk müziğin en başarılı isimlerinden biri olarak kabul edilen Müslüm Gürses, özellikle 90'lı yıllarda bir fenomen haline gelmiş, konserlerinde jiletle kendisine zarar veren fanatik hayranları nedeniyle büyük tartışma konusu olmuştur. İlerleyen yıllarda müzikal kimliği değişmiş, farklı türlerde eserler ortaya koymuş olan sanatçı, Teoman ve Sezen Aksu şarkılarını da seslendirmiş, ünlü yazar Murathan Mungan'ın sözlerini yazdığı ve tamamı yabancı şarkıların cover'larından oluşan "Aşk Tesadüfleri Sever" isimli albümü çıkarmıştır.
Müslüm Gürses 7 Mayıs 1953'te Urfa'nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, baba Mehmet Akbaş, anne Emine Akbaş'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Zeyno ve Ahmet isimlerinde iki kardeşi olan Müslüm Gürses'in babası çiftçilikle uğraşıyordu ve bağlama çalıyordu. İlkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken Adana Aile Çay Bahçesi'nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. Sesiyle küçük yaşlarda dikkat çeken Müslüm Gürses kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şunları söyleyecekti;
"İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana'da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu'nda sanatçı oldum."
1968 yılında albüm yapmak için "İstanbul Kanatlarımın Altında"ya gelen Müslüm Gürses'in "Emmioğlu-Ovada Taşa Basma" isimli plağı 300.000 satış yaparak o dönem için büyük başarı kaydetti. Gün geçtikçe tanınan şarkıcı, şöhretinin ilk yıllarında çıktığı Anadolu turnesi sırasında büyük bir kaza geçirdi. Alın kemiği kırılan sanatçı yaşadıklarını daha sonra şu şekilde dile getirecekti:
"O kazada şoför öldü… Beni de öldü sanmışlar zaten… Sonra alıp hastaneye götürmüşler… Ben ölümü yaşadım aslında… Bana göre yeniden hayata dönmüş olmam, Allah'ın bir lütfudur. Alın kemiğim un ufak olduğu için en küçük bir darbede ölebilir ya da kör kalabilirim… Ameliyatta alnıma beynimi koruyacak plaka gibi birşey taktılar… O korkunç kazadan sonra koku alma duyumu yitirdim… Hiçbir kokuyu alamıyorum ne yazık ki şimdi… Çok kuvvetli parfümler ispirto kokusu veriyor bana… Ayrıca işitme duyumu da yüzde elli yitirdim… Çok ağır işitirim… Neyse, buna da şükür, yaşıyoruz işte…"
Kaza sonrası çıkardığı "Özür diliyorum senden", "İsyankar", "Ben İnsan Değil miyim" gibi albümlerle çıkışını sürdüren sanatçı, arabesk türünde en çok ilgi gören isimlerden biri oldu.
1979 yılında ilk defa "İsyankar" filmiyle kamera karşısına geçen Müslüm Gürses, birçok uzun metrajlı filmde daha hayranlarıyla buluşacaktı. Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu sinema oyuncusu Muhterem Nur'la 1982'de çıktığı Malatya turnesi sırasında karşılaşan şarkıcı, 1985 yılında Muhterem Nur'la hayatını birleştirdi.
90'lı yılların başında gördüğü büyük ilgi üzerine ortaya çıkan ve Müslümcüler olarak anılan büyük bir fanatik kitlesi Müslüm Gürses'in konserlerinde kendilerine zarar vermeye başladılar. Sanatçı şarkılarındaki yalnızlık, hayata duyulan öfke ve ayrılık acısı gibi temaların dinleyicisinde yarattığı bu etki giderek bir fenomen halini almıştı. Şarkıcının zaman zaman yaptığı uyarılara rağmen konserlerinde birçok dinleyicisi jilet kullanarak vücuduna zarar veriyordu. Arabeskin içinde bir alt kültür olarak kendini var eden bu durum, Müslüm Gürses şarkılarına olan ilgiyi körüklüyordu.
90'lı yılların sonlarına doğru Müslüm Gürses'in konserlerinde gerçekleşen ve ayini andıran bu görüntüler toplumun birçok kesiminden büyük tepki almaya başlamıştı. Şarkıcı, o dönemde çıkardığı albümlerle de eski ilgiyi göremedi ve lüks bir teknenin güvertesinde çekimini gerçekleştirdiği klibi hayranlarının büyük tepki göstermesine neden oldu. Zira dinleyici kitlesi genel olarak kente uyum sağlayamayan, ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü düşünen varoş sakinlerinden oluşuyordu. Dolayısıyla bu durum hayranlarında çelişki yaratmıştı. Müslüm Gürses'in o dönemde 15 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elanor plak firmasıyla da yolları ayrıldı.
Az konuşan ve ekranlarda pek fazla görünmeyen Müslüm Gürses, zaman içinde medyada daha fazla yer almaya başladı. Bu değişim rüzgarları sanatçının müzisyen kimliğine de yansıyacaktı. Nilüfer'in "Olmadı Yar" isimli şarkısını yorumlayarak bu değişimin ilk sinyallerini veren şarkıcı, Teoman'ın "Paramparça" ve Tarkan'ın "İkimizin Yerine" adlı çalışmalarını da seslendirdi. Müslüm Gürses kendisini eleştirenlerle ilgili olarak da şu yorumda bulundu:
"Son günlerde bir de Arabesk mevzularında 'değişime uğradı' gibi görüşler türedi! Biz değişmedik… Özümüzde aynıyız… Ufak tefek alt yapı hadisesinde farklılık göründüyse de biz özümüzü muhafaza ediyoruz. Müsterih olsunlar, bir yere kaybolmadık. Tarzımızdan uzaklaşmak gibi bir gayretimiz, çabamız olmadı, olmaz da. Biz o pop şarkıları kendimize has bir şekilde okuyoruz. Herkes müsterih olsun."
Müslüm Gürses'in, 2006'da yazar Murathan Mungan'la ortak projesi "Aşk Tesadüfleri Sever" müzik marketlerdeki yerini aldı. Murathan Mungan'ın sözlerini yazdığı, David Bowie'den Garbage'a, Leonard Cohen'den Jane Birkin'e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendiren Müslüm Gürses yine çok konuşuldu.
